İstanbul'un en değerli kültürel miraslarından birinde, tarihin dokusunu hissedin.
Zeyrek Çinili Hamam, özgün mimarisi ve titizlikle tamamlanan restorasyonuyla yeniden İstanbul'un kültür hayatına kazandırıldı. Geleneksel hamam deneyimini müze, sanat ve mimariyle buluşturan bu eşsiz yapı, geçmiş ile bugünü aynı atmosferde yaşatıyor.
Yüzyılların hikâyesini taşıyan Zeyrek Çinili Hamam, tarihle iç içe unutulmaz bir deneyim sunuyor.
Uzun yıllar gözlerden uzak kalan bu değerli eser, on üç yıl süren kapsamlı restorasyon ve koruma çalışmalarıyla özgün kimliğine kavuşarak yeniden ziyaretçileriyle buluşmuştur.
Yüzyıllar boyunca İstanbul'un tarihi dokusu içinde sessizce varlığını sürdüren Zeyrek Çinili Hamam, kapsamlı bir koruma ve restorasyon sürecinin ardından 2023 yılında yeniden kapılarını açarak kültür hayatındaki yerini aldı. Geleneksel Türk hamamı işlevini koruyan yapı, müze alanı ve kültürel etkinlikleriyle geçmiş ile bugünü buluşturan çok yönlü bir yaşam alanına dönüştü.
Tarihi Zeyrek semtinde konumlanan bu eşsiz eser, Kanuni Sultan Süleyman döneminde Osmanlı donanmasının kaptanıderyası Barbaros Hayreddin Paşa'nın himayesinde, Mimar Sinan tarafından inşa edildi. Osmanlı mimarisinin en seçkin örneklerinden biri olarak kabul edilen yapı, asırlardır İstanbul'un kültürel mirasının önemli parçalarından biri olmayı sürdürüyor.
Uzun yıllar kullanılmayan ve zamanın etkisiyle gözlerden uzak kalan Zeyrek Çinili Hamam, The Marmara Group'un öncülüğünde gerçekleştirilen on üç yıllık titiz restorasyon çalışmaları sayesinde yeniden İstanbul'a kazandırıldı. Restorasyon sürecinde ortaya çıkarılan mimari detaylar, arkeolojik buluntular ve tarihî katmanlar yalnızca yapının korunmasına değil, İstanbul'un kültürel geçmişine dair yeni araştırmalara da önemli katkılar sağladı.
Bugün Zeyrek Çinili Hamam; geleneksel hamam ritüellerini, mimari mirası, müzecilik anlayışını ve kültürel etkinlikleri bir araya getiren seçkin bir destinasyon olarak ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor. Beş asırlık geçmişini çağdaş bir deneyim anlayışıyla buluşturan bu özel yapı, İstanbul'un yaşayan kültür mirasının en değerli simgelerinden biri olmayı sürdürüyor.